Pazartesi, Kasım 13, 2006
Yumurta - Tavuk Hikayesi: Emek Verimliligi ve Ekonomik Buyume Uygulamasi
Bir ulkenin ekonomik buyumeyi saglayabilmesi icin yapmasi gerekenler listesi farkli buyume modellerinde farkli sekillerde ifade ediliyor. Ekonomik buyume acaba kontrol edilebilir bir degisken mi, eger oyleyse bu buyumeyi saglamak icin neler yapilmasi gerekli?
'' Labor Productivity as a Determinant of Economic Growth: An Empirical Comparison of The Economies of Advanced Countries with Turkey'' adli yeni bir makale calismasiyla hasir nesir olmaya basladim. Turkiye'de ve Avrupa'da emek verimliligi artisi ve ekonomik buyume arasindaki iliskiyi incelemekle bu aralar zaman geciriorum.

Yandaki grafik 1970 ve 2005 yillari arasinda Turkiye ekonomisine ait Gayri Sagi Milli Hasila ve Emek Verimliligi buyume trendlerini gosteriyor. Acikca goruldugu gibi iki degisken arasinda nerdeyse birebir ortusen bir iliski var. Bu herhalde ekonomik buyume saglamaya yonelik olarak emek verimliliginin ne kadar onemli oldugunu ortaya koyuyor.
Analizi bir adim oteye goturup yumurta-tavuk hikayesindeki iliskiyi incelersek goruyoruz ki durum biraz sasirtici gibi. Granger Nedensellik Testinin (Granger Causality Test) sonuclarina gore Turkiye icin emek verimliliginin buyumeye sebeb oldugu gorulurken Avrupa Ulkeleri icin tam tersi bir durum istatistiksel olarak anlamli bir bicimde ortaya cikiyor. Yani Avrupa ulkeleri buyudukce emek verimliliklerinin arttigini goruyoruz.
Suan bu durumun izahi icin kafa yormaya ve arastirmaya basladim, sansliyim ki blogumu takip eden ve bu konuda fikir yurutebilecek cok sayida dostum var. Sizce bu durumun izahi ne olabilir?

Etiketler: ,

 
Gonderen Cenk at 1:55 ÖS | Yazinin Linki |


5 Yorumlar:


At 10:23 ÖS, Anonymous ü.barış urhan

Johansen eşbütünleşme testleri dahil her şey yolundadır sanırım.Öncelikle istatistiki bir hatan olmadığından kesinlikle eminsen birlikte düşünmeye devam edelim :)

"AB ülkeleri büyüdükçe emeğin verimliliği artıyor,
Bizde ise emeğin verimliliği arttıkça büyüme gerçekleşiyor"

Bizim büyümemizde etkili olan sektörlerle onlardaki sektörler ne kadar örtüşüyor?Bizde ve onlarda büyümenin emeğe ve genelde üreticiye reel katkısı ne oluyor?

Bizde veri bulmanın sıkıntısını biliyorum ancak AB'yi bulabildiğin yıllar itibariyle iki döneme ayırıp bakabilirsen belki de AB ülkelerinin bizim geçtiğimiz yollardan geçerken emek verimliliği ile büyüme arasında benzer bir nedenselliğe sahip oldukları sonucuna varabilirsin.
...Varabilir misin? :)

 

At 11:10 ÖS, Blogger Cenk

Baris yorumun icin tesekkur ediyorum.. Johansen esbutunlesme (cointegration) testleri serilerin her ikisininde baya iddaali rakamlarla butunlesik oldugunu ortaya koyuyor. Granger Causality sonunclari da en anlamli gecikme (lag) degerlerinde durumun anlamli oldugunu soyluyor. Soyledigin gibi serileri donemlere ayirmak hatta bu donemlerden kukla (dummy) degiskenler yaratarak donemlerin etkisini ve durumunu incelemek gerekebilir. Veri kitligindan dolayi maalesef emek verimliliginde sektorlerin etkisini gormem mumkun olmuyor. Sonuclari kisa zamanda iletirim. saygilar...

 

At 12:46 ÖÖ, Anonymous Ü.Barış Urhan

Bugün tekrar hocayla bu konuyu konuştum.Tabi önce komik bir durum oldu, ondan bahsedeyim.Hocaya Johansen testi falan diyorum, bir an anlamadı.Açıklayınca güldü :)
Çünkü Johansen burda İleri Makroekonometri dersini veriyor (Katarina Juselius'la) "Biz burda Johansen testi demiyoruz tabi ona" dedi :)... Hoş bir başlangıç oldu.

O, kukla değişkenleri koymanın bir rejim değişikliği hakkında bilgi verebileceği ama onun da aradığımız şey olamayacağını söyledi.Onun yerine, 2 dönem için ayrı katsayılar kullanılabileceğini, "Beta1, Beta2" gibi, söyledi .Pek anlamadım ama sen anlarsın belki :)
Ama veri sayısının az olduğu örneklerde de iki döneme ayırmanın sorunları olabileceğinden bahsetti.İşin kötüsü bu dönem nedensellik üzerine semineri varmış, kaçırmışız...
Bugünün özeti böyle :)

 

At 2:01 ÖS, Blogger Cenk

Bu tartismayi yapali baya bir zaman olmustu ama ancak simdi yanit yazabiliyorum.. Biraz dikkatsizlik, biraz tecrubesizlik diyelim, sorunun cok temel bir sebebten, aslinda ayni olan 2 seyi kiyaslamaktan kaynaklandigini farkettim..

Genellikle labour productivity (emek verimliligi) GDP/Total Hour Worked veya GDP/Total Employment gibi deigkenlerle hesaplaniyor. Dolayisi ile GSMH ile emek verimliligini kiyaslamak aslinda ayni olan iki degiskeni modelin icine sokmak anlamina geliyor ve bu durumda mantikli sonuclar uretmenin imkansiz oldugu son derece acik sekilde ortada. Tecrube, tecrube, tecrube ... Hayatta en cok ihtiyacimiz olan seylerin basinda sanirim..

 

At 9:44 ÖS, Anonymous Adsız

labour productivity (emek verimliligi) GDP/Total Hour Worked ise; toplam çalışma saatlerinin çok olması emek verimliliğini düşürecektir. Aksine az olması halinde - örneğin tüm çalışanlar günde sadece 1 saat çalışsın - verimlili artacaktır. Bu durumda bir gariplik yok mu?