Cumartesi, Aralık 08, 2007
Petrol Fiyatlari ve Hisse Senedi Piyasasi

Petrol fiyatlari, diger urun fiyatlarina kiyasla tasidigi onem itibariyle ozel bir ilgiyi hakeder. Gundelik haberleri takip ettiginizde petrol fiyatlarindaki gelismelerin yakindan takip edildigini gormek mumkun. Ozellikle finans cevrelerinin gelismelere verdigi onem, konunun finansal piyasalar icin onem arz ettigini kanitlar nitelikte sayilabilir. Ozellikle petrol fiyati soklarina karsi borsalarin tepki verme olasiligi yatirimcilar icin son derece onemli. Peki nedir petrolu diger urunlere kiyasla onemli kilan sebeb?
Oncelikle petrol, pekcok endustri icin 'girdi urun' ozelligi tasimaktadir. Dolayisiyla girdi fiyatlarindaki bir artis maliyetleri arttiracagi ve buna bagli kar oranlarini dusurecegini icin uretici firmalar icin olumsuz bir gelismedir. ( ceteris paribus: diger tum kosullarin sabit kaldigi varsamiyla) Tabi diger yandan petrol fiyatlari artisini uretici firmalar icin ayni derecede olumlu bir gelisme olarak gormek mumkun. Yalniz ekonomide uretim sektorunun zamanla onemini yitirerek hizmetler sektorune yonelik gecis petrolun bu oneminin gittice zayiflamasina neden olacaktir. Diger yandan petrol fiyatlarindaki artis enflasyona neden olacagi icin makroekonomik istikrari tehdit eder bir gelismedir. Petrolun ucuncu onem arz eden yonu ise 'beklentileri sekillendirme' etkisidir. Biliyoruz ki gecmisteki pekcok ani petrol fiyati artislari sonrasinda ekonomik istikrarsizliklari hatta krizleri dogurmustur. (1973 ve 1979 petrol soklari bunlardan en onemli olanlari) Benzer bir artis sonrasinda yine benzer bir ekonomik krizin dogma ihtimali tum piyasalar uzerinde olumsuz bir baski yaratacaktir.
Konuyu sadece hisse senedi piyasasi icin dusunecek olursak aradaki baglantiyi su sekilde kurabiliriz: Eger hisse senedi fiyatlarinin bugunku fiyatlarini gelecege yonelik karlilik beklentileri olusturuyorsa, firmalarin gelecege yonelik kar marjlarindaki dusus beklentisi hisse senetlerinin borsadaki fiyatlarini negatif yonde etkileyecektir. Ozellikle uretimde girdi olarak petrolu kullanan endustrilerin hisse senedi fiyatlarinin dusmesini beklemek yanlis olmaz. Ama petrol fiyatlarinin beklentiler uzerindeki etkisi dusunulecek olunursa, sadece petrolu girdi olarak kullanan degil, tum endustrilerin ve firmalarin petrol fiyatlarindaki gelismelerden etkilenme olasiligi vardir.
Talib Zahor'la birlikte yaptigimiz bir calismada, petrol fiyatlarinin hisse senedi borsasindaki etkisini inceledik. Calismada Amsterdam Hisse Senedi Borsasinda (AEX) islem goren bazi sektorlerin (bankalar, tasima sirketleri, petrol ve gaz sirketleri, v.s.) ve belli basli sirketlerin (Philips, Shell, Akzo, Reed Elsevier, TNT, Unilever) petrol fiyatlari soklarina karsi verdigi tepkiyi olctuk. Sonuclar gosterdi ki, petrol ve dogal gaz endustrisi haric, pekcok endustri fiyat artislarina karsi hisse senedi fiyatlari dususuyle olumsuz bir tepki vermektedir. Yalniz bu tepki tek yonludur. Yani petrol fiyatlarinin artisi durumunda hisse senetleri fiyatlari duserken, petrol fiyatlari dususunde hisse senedi fiyatlarinda anlamli bir artis gerceklesmemektedir.
Calismadan cikan sonuca gore, petrol soklarina karsi onlem almak isteyen yatirimcilarin yapabilecegi en iyi sey, portfoylerinde bu sirketlere ait hisse senetleri bulundurmak olabilir.
Bahsettigim calismaya su linkten ulasabilirsiniz. (calisma ingilizcedir.)

Etiketler: , ,

 
Gonderen Cenk at 3:51 PM | Yazinin Linki | 0 Yorumlar
Salı, Kasım 20, 2007
Karinca ve Agustos Bocegi

Agustos bocegi ve karinca masalini, uc ulkeye gore uc farkli sekilde yazmislar.

Cin versiyonu:
Karinca bütün yaz çalisir evini, yiyeceklerini hazir
eder. Agustos böcegi de yan gelir yatar ve karincayla alay eder, vur patlasin çal oynasin yazi geçirir. Ve kis gelir. Karinca sicacik yuvasinda karni tok bir sekilde kisi geçirirken, Agustos böcegi aclik ve soguktan iki gün
sonra ölür.


Fransiz versiyonu:
Karinca bütün yaz boyunca calisir ve kis için evini, yiyeceklerini hazir eder. Agustos böcegi de yan gelir yatar ve karincayla alay eder, vur patlasin çal oynasin barlarda yazi geçirir..
Ve kis gelir.. Karinca sicacik yuvasinda karni tok bir sekilde sicacik kisi geçirmeye hazirlanirken kapi çalar. Bakar elinde bavulu agustos böcegi; -"Naber aptal komsum?Kisi geçirmek için Karaip Adalari'na gidiyorum da,bir istegin var mi sorayim dedim.Hadi bana eyvallah." Der ve uzaklasir.


Türk versiyonu
Karinca bütün yaz çalisir evini, yiyeceklerini hazir eder. Agustos böcegi de yan gelir yatar ve karincayla alay eder, vur patlasin, çal oynasin yazi geçirir. Ve kis gelir. Karinca sicacik yuvasinda karni tok bir sekilde kisi geçirirken, agustos böcegi bir basin toplantisi
düzenleyerek, 'Etrafta onca aç ve üsüyen varken, karincalar nasil bir vurdum duymazlikla sicacik yuvalarinda yasayabiliyorlar' diye olayi kamuoyunun vicdanina
sunar. ATV, KANAL D, ve benzer TV'ler zavalli aç ve açiktaki agustos böcegi ile karni tok sIrtipek karincanin resimlerini yan yana yayinlayarak taraflari tartismaya davet eder. Türkiye olayin sokunu yasamaktadir. Nerededir bu devlet? YBKD (Yesil Böcekleri Koruma Dernegi) 'nden bir temsilci TEKETEK programina çikarak otuz yildir çektikleri sefaletin tek nedeninin sirf yesil renkli olmalarindan kaynaklandigini anlatir. Dünyanin en taninmis Nobel odullu yazarimiz Orhan PAMUK ve taninmis aydinlarimiz olayi Avrupa düzeyinde protesto ederek Türkiye'yi kinarlar. Konu Bakanlar Kurulu'nda tartismaya açilir ve Basbakan KANAL D'ye verdigi özel demecinde 'Daha önceki hükümetler tarafindan bunca yildir sorunlari göz ardi edilen degerli agustos böcegi kardeslerimizin bundan böyle huzur ve refah içerisinde yasamalari için
gerekenler yapilacaktir. " der. Diger yandan Reha Muhtar karincayi canli yayina çikararak,'Reklâmini yapmak için zavalli bir agustos böceginin içler acisi durumundan yararlanmaya utanmiyor musun?' diye bir güzel haşlar. Ertesi aksam TEKE TEK'te ise 'Ağustos böceginden yürüttügün para ve yiyecekleri nereye sakladin, öt çabuk' diye Fatih ALTAYLI' dan bir güzel dayak yer. Karinca en sonunda çareyi yurtdisina kaçmakta bulur. Ve agustos böcegi de onun evine yerlesir, yiyeceklerine konar, esyalarinin üzerine yatar ve refah içerisinde gül gibi yaşar gider.


 
Gonderen Cenk at 10:39 AM | Yazinin Linki | 0 Yorumlar
Pazartesi, Ekim 15, 2007
2007 Nobel Iktisat Odulu

2007 Nobel Iktisat Odulu bugun bir basin aciklmasiyla aciklandi. Odulu "Mekanizma tasarimi teorisi'ne" yaptiklari katkilardan dolayi 3 onemli iktisatci, Leonid Hurwicz, Eric S. Maskin ve Roger B. Mayerson paylastilar.

Mekanizma tasarimi teorisi ile ilgili temel bilgilere ulasmak icin su linke bakabilirsiniz. Ayrica Nobel komitesi tarafindan hazirlanilan kapsamli bir calisma, teori hakkinda detayli bilgiler iceriyor. Calismaya erismek icin tiklayiniz.
 
Gonderen Cenk at 3:07 PM | Yazinin Linki | 0 Yorumlar
Cuma, Ekim 12, 2007
The Exchange-Rate Exposure and Day-of-the Week Response of Some Dutch Firms
Hollanda, dunyanin uluslarasi ticarete en fazla acik ulkelerinden birisi. Son derece buyuk hacimli ve dunyaca taninan pekcok markaya sahipler (Philips, Shell, Heineken, Unilever gibi)

Talib Zahor'la birlikte yaptigimiz bir calismada bazi Hollanda firmalarinin hisse senetlerinin kur degisikliklerine verdigi tepkiyi test ettik ve sonucta gorduk ki pekcok firma icin kur degisikleri ile hisse senedi getirileri arasinda anlamli bir iliski yok.

Ayrica Amsterdam borsasi index'in gunluk kukla degiskenler kullanarak, "haftasonu etkisi" tasiyip tasimadigini test ettik. Calisma sonucunda borsanin ozellikle pazartesi gunleri diger gunlere kiyasla daha buyuk bir getiriye sahip oldugu sonucu cikti.

Calisma ilginizi ceker ve okumak isterseniz su linkten indirebilirsiniz.
 
Gonderen Cenk at 10:22 AM | Yazinin Linki | 0 Yorumlar
Çarşamba, Ekim 10, 2007
Evlilik Iktisadi Uzerine:)

Internette blog siteleri dolanirken gordum ki Craigslist'te bir bayanin kendisine koca bulmak icin yayinladigi bir yazi ve bunun uzerine bir yatirim uzmaninin yaptigi analiz ve verdigi cevap iktisatcilar ve financilar tarafindan kahkalarla karsilanmis.

Iktisadi analiz becerisinin en alakasiz olabilecegini dusundugunuz bir durum da dahi ne derece faydali olup, sizi yanlis karar verme durumundan kurtarabilecegine dair guzel bir diyalog. Ben usenmeden oturup turkceye cevirdim.

Iste guzel, etkiliyici oldugunu iddaa eden bayanin bir koca adayindan bekledikleri ve bi finanscinin ona verdigi yanit:

Nerede Yanlis Yapiyorum?
Ok, lafi dolandirmak biktim. Ben 25 yasinda guzel (olaganustu guzel) bir kizim. Ayrica anlasilir ve harikulade. Newyork'lu degilim. Evlilik icin yillik en azindan 500000$ geliri olan bir adam ariyorum. Kulaga ne kadar garip geldiginin farkindayim ama sunu da dusunun ki yillik yarim milyon dolar New York gibi bir yer icin orta sinif sayilabilecek bir gelir. Yani cok abartmiyorum sanirim.
Var mi buralarda yillik yarim milyon dolar kazanan biri? Ya da onlardan birisinin karisi? Bana ipucu verebilir misiniz? Yillik 200-250bin dolar kazanan bir is adamiyla iliskim oldu ama maddi anlamda engellerle doluydu. 250bin dolar bana bati central park'ta yasamayi vaadetmeye yeterli degil. Yoga derslerinden tanidigim bir kadin bir yatirim danismaniyla evlendi ve suan Tribeca'da yasiyor, o kadindan eksik hicbir seyim yok. O zaman o neyi dogru yapiyor? Nasil onun seviyesine erisebilirim?

Asagida sorularimi siraliyorum:

- Bekar zengin adamlar nelerde takiliyorlar? Bana belirli bar, restorant isimleri verebilir misiniz?

- Bir esten beklediginiz nelerdir? Lutfen durust olun beyler, duygularimi incitmekten korkmayin.

- Ozellikle bir yas araligini hedeflemeli miyim? (bu arada ben 25 yasindayim.)

- Neden yukari dogu tarafindaki savurgan hayat yasayan kadinlar bu kadar basitler? Zengin adamlarla evli ama onlara hicbir sunamayacak kadar "duz, basit" kadinlar gordum. Diger yandan barda tek basina oturmaya mahkum olmus inanilmaz hatunlar? Buradaki sorun nedir?

- Hangi meslek gruplarina bakmam lazim? Herkes avukat, yatirim danismani, doktorlari bilir. Bu adamlar gercekte ne kadar kazanir ve kerelerde takilirlar? Su hedge fundcularin takildiklari yerler nereler?

- Evlilik yada sadece kiz arkadas olma konusunda nasil karar verirsiniz? Ben sadece EVLILIK ariyorum.

Lutfen hakaret edecek seyler yazmayin. Ben burada kendimi durustce ortaya koyuyorum. Butun guzel kadinlar yuzeyseldir en azindan ben oyleyim. Cikamayacagim adamlar aramiyorum, gorunusu, kulturu, zevkleri uymayan.


Iste finansci dostumuzun zekice analizi ve verdigi yanit:


Yazinizi buyuk bir ilgiyle okudum ve ikileminizi son derece anlamli buldum. Size su analizi sorununuz icin sunuyorum:

Oncelikle ben sizin zamaninizi harcamiyorum. Yillik yarim milyon dolardan fazlasini kazanan biri olarak sizin kriterlerinize uyuyorum. Bunu belirttikten sonra ne dusundugume gelince: Tum yonetim, isletme kurallarini bi kenara birakalim, oneriniz basit bir ticaret: Siz ortaya guzelliginizi ben de parami getiriyorum.

Benim gibi bir adam icin teklifiniz sirdan, basit ve boktan bir is teklifi. Bakin neden? Buraya kadar guzel, sorun yok. Ama soyle bir mahzur var ki, zamanla sizin guzelliginiz sonecek ama benim gelirim surekli artmaya devam edecek. Aslinda benim gelirim buyuk ihtimal artacak ama su kesin ki siz gittikce guzellesmeyeceksiniz.

Iktisadi terimlerle aciklamak gerekirse siz deger kaybeden bir kiymetli varlik (asset) iken ben deger kazanan kiymetli bir varligim. Ayrica sadece deger kaybetmiyorsunuz, deger kaybetme hiziniz da gittikce hizlaniyor. Izin verin aciklayim: Suan 25 yasindasiniz ve onumuzdeki 5 yil icin bu muthis guzelliginiz devam edecektir ama her gecen yil azalacaktir bu. Hele 35'e geldiginizde kafaniza bir tas dusecektir.

Wall Street terimleriyle de aciklamak gerekirse sizi bir ticari pozisyon (trading position) olarak dusunebiliriz, satis degil tut (not a buy and hold) Yani engel... evlilik. Ticari yaklasimla sizi satin almak mantikli degil (bu benden istediginiz sey) Onun yerine leasing etmeyi tercih ederim! Belki cok acimasiz oldugumu dusunuyorsunuz ama sunu soylemeliyim ki eger param gidecekse, yani siz de, guzelliginiz gittikce azaldigi icin bir ciktiya "out" ihtiyacim var. Bu kadar basit. Dolayisiyla bu anlasma evlilik yerine cikma "dating" durumunda mantikli olur.

Bundan konudan ayri olarak, kariyerimin ilk yillarinda etkin marketler ile "efficient market" ilgili calistim. Sunu merak ediyorum ki, sizin gibi cazibeli, guzel ve harikulade bir guzellik nasil olurda aradigini su ana kadar bulamaz? Dolayisiyla guzelliginizle ilgili bahsettiklerinize inanmakta zorluk cekiyorum.


Bu arada, her zaman kendiniz icin para yapabilecek bir yol bulabilirsiniz ve sonra bu zor konusmalara gerek kalmaz.

Ama su da var ki, siz yinede yolunuzu bulacaksiniz. Klasik "pump and dump"! (hisse senedi fiyatlariyla ilgili yanlis, yanli yorumlar sonrasinda fiyatlarinin birden artip sonrasinda sonmesi)

Umarim soylediklerim sizin icin yardimci olur ve soylediginim gibi leasing olayina girmeye karar verirseniz haberim olsun.

New York etkiliyici bir yer...


 
Gonderen Cenk at 2:04 PM | Yazinin Linki | 0 Yorumlar
Cumartesi, Ekim 06, 2007
Liberalizm ve Sol
Dunya'da ve ozel olarak Turkiye'de belirli politik goruslerin dogal olarak belirli ekonomik gorusleri vardir. Bu siyasi egilimleri ve onlarin ekonomik yaklasimlarini basitce dusundugunuzde celiskili olabilecek sonuclara sizler de benim gibi varmisinizdir sanirim.

Tarihsel nedenleriyle ele alindiginda reformist ve yenilikci olmasi beklenen "sol kanat" ekonomik uygulamalar soz konusu oldugunda son derece muhafazakar ve degisimin onunu tikamaya yonelik hareketler sergiliyor. "Sosyal esitlik" gibi erdemli bir amac dogrultusunda hareket ettigini iddaa etse de aslinda vardigi sonuclar itibariyle esitlikten ote pekcok pratik uygulamada tamamiyle bir "etkinsizlik"yarattigi acikca ortada. Peki acaba "sosyal esitlik" ve "etkinlik" arasinda bir takas (trade-off) durumu mu soz konusu? Yani birini saglamak icin digerinden vazgecmemiz sart mi?

Alberto Alesina ve Francesco Giavazzi VOX'da yayinladiklari bir yazida bu konuyu ayrintili olarak ele almislar. Soyledikleri bir sozu buraya direk aktarmak istiyorum:

Piyasa ekonomisini saglamaya yonelik reformlar etkinlik ve sosyal adalet arasinda bir takas anlamina gelmezler. Aslinda bu acidan bakilinca piyasa ekonomisi politikalari eger icerdekilerin (insiders) ekonomik avantajlarini azalmaya yonelik oldugu surece (ki genelde oyle olur) "sol kanat" politikalardir.
Yazinin devaminda bu goruslerini destekleyecek pekcok ornekler vermisler. Aslinda kafami kurcalayan ve kendi kendime politik gorusumu sorguladigim su anlar icin benim icin bir parca aydinlatici bir yazi sayilir. Okumanizi tavsiye ederim. Yaziya su linkten ulasabilirsiniz.
 
Gonderen Cenk at 1:23 PM | Yazinin Linki | 0 Yorumlar
Cuma, Ekim 05, 2007
IKTISADIYAT
Iktisadiyat blog'unun yazarlarindan Baris Urhan'in yaptigi bir davet uzerine bundan sonra yazilarimi es zamanli olarak hem kendi blogum olan Genc Ekonomist'te hem de Iktisadiyat blog'unda yayinlayacagim.
 
Gonderen Cenk at 6:23 PM | Yazinin Linki | 0 Yorumlar